Küresel borç tutarı 353 trilyon doları aşarak rekor seviyeye ulaştı

Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) yayımladığı “Küresel Borç Monitörü” raporuna göre, küresel borç stoku 2026 yılının ilk çeyreğinde 4,4 trilyon doların üzerinde artarak 353 trilyon dolarla tarihi zirveye çıktı. Böylece küresel borçlulukta üst üste beşinci çeyrekte de artış kaydedilirken, toplam borç tutarı geçen yılın aynı dönemindeki 327,6 trilyon dolar seviyesinin belirgin şekilde üzerine yükseldi.
ABD ve Çin Kaynaklı Kamu Borçlanması Öne Çıktı
Raporda, borç artışının temel kaynağını Amerika Birleşik Devletleri ve Çin başta olmak üzere büyük ekonomilerde hızlanan kamu borçlanmaları oluşturdu.
Küresel borcun dünya ekonomisine oranı ise ilk çeyrekte yüzde 305 seviyesinde gerçekleşti. Analistler, özellikle kamu harcamalarındaki artış ve yüksek faiz ortamına rağmen süren borçlanma eğiliminin küresel finansal riskleri artırdığına dikkat çekiyor.
Gelişmekte Olan Ülkelerde Borç Baskısı Artıyor
Rapora göre gelişmiş ekonomilerde borç oranlarında sınırlı gerileme görülürken, gelişmekte olan piyasalarda yükseliş eğilimi sürdü.
Borç oranındaki en belirgin artışlar;
- Norveç
- Kuveyt
- Çin
- Bahreyn
- ve Suudi Arabistan’da kaydedildi.
İlk çeyrek itibarıyla gelişmiş ekonomilerin toplam borcu 246 trilyon dolar olurken, gelişmekte olan ülkelerin toplam borcu 106,7 trilyon dolara yükseldi.
Kamu Borçları Tarihi Zirveye Yaklaştı
Küresel borç dağılımında kamu kesimi borçları öne çıktı.
Rapora göre:
- hane halkı borçları 65,1 trilyon dolar,
- finansal olmayan şirket borçları 101,8 trilyon dolar,
- kamu borçları 108,5 trilyon dolar,
- finansal sektör borçları ise 77,3 trilyon dolar seviyesine ulaştı.
Kamu borçlarının küresel GSYH’ye oranı yüzde 92,1’den yüzde 94,8’e yükselirken, şirket borçlarında da yukarı yönlü eğilim sürdü.
Türkiye’nin Borç Göstergelerinde Sınırlı Gerileme
Türkiye’ye ilişkin verilerde ise kamu ve şirket borçluluğunda görece dengeli görünüm dikkat çekti.
İlk çeyrekte:
- hane halkı borçlarının GSYH’ye oranı yüzde 10 seviyesinde kalırken,
- finansal olmayan şirket borçlarının oranı yüzde 37,7’ye,
- kamu borçlarının oranı yüzde 26,2’ye geriledi.
Finansal sektör borçlarının oranı ise sınırlı artışla yüzde 17,3 olarak kaydedildi.
Jeopolitik Riskler ve Enerji Fiyatları Borçlanmayı Destekliyor
IIF raporunda, yaşlanan nüfus, savunma harcamaları, enerji güvenliği yatırımları, siber güvenlik ve yapay zekâ odaklı sermaye harcamalarının orta ve uzun vadede borç yükünü artırmaya devam edeceği belirtildi.
Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji ve gıda fiyatları üzerinden yeni enflasyon baskıları oluşturabileceği ifade edildi.
Raporda, enerji ithalatçısı ülkelerin artan maliyetleri dengelemek amacıyla ek mali destek paketlerine yönelebileceği, bunun da bütçe açıkları ve kamu borçlanmasını artırabileceği vurgulandı.
Uzun Süreli Enflasyon Borçlanma Maliyetlerini Yükseltebilir
Raporda ayrıca yüksek enflasyonun kısa vadede borç oranlarını aşağı çekebileceği ancak kalıcı fiyat baskılarının uzun vadede borçlanma maliyetlerini artıracağı belirtildi.
IIF değerlendirmesinde, Orta Doğu’daki çatışmaların sürmesi halinde merkez bankaları agresif faiz artırımlarına gitmese bile piyasalarda uzun süreli yüksek faiz ortamının oluşabileceği ifade edildi.
Öne Çıkan Brokerler
Broker bulunamadı.
